Gezilecek Yerlerİstanbul

Kız Kulesi’nin Hikayesi: İstanbul’un İncisi

İstanbul’un simgelerinden birisi olan ve boğazın tam ortasında yer alan kız kulesi sahil fotoğraflarında her zaman kendisine ait özel bir yer bulur. Özellikle İstanbul içerisinde zarafetin ve aşkın bir simgesi haline gelen kız kulesi şehir içerisinde romantik vakit geçirmek isteyenler için de ideal mekanlardan birisidir. Yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından birisi haline gelen Kız Kulesi’nin sembolik yapısı bundan 2500 yıl öncesine uzanır.

Kız Kulesi Nerede?

İstanbul’un Üsküdar İlçesi’nde yer alan kız kulesi Salacak açıklarında denizin tam ortasındaki küçük bir ada üzerine inşa edilmiştir. İstanbul Boğaz’ı üzerinde yer alan ve her gemiye görsel şölen yaşatan kuleye Üsküdar sahilinden kalkan tekneler ile ulaşmak mümkündür.

Kız Kulesine Nasıl Gidilir?

Üsküdar ve Kabataş üzerinden kız kulesi ziyareti yapabilmek için buradan yapılan tekne seferleri tercih edilebilirken, sadece Üsküdar kalkışlı olan Kız Kulesi seferlerine binilerek kuleye ulaşmak mümkündür. Her 15 dakika da bir kalkan tekne seferleri ile birlikte tek bir ulaşım aracı ile gidilebilir.

Kız Kulesine Nasıl Gidilir

Kız Kulesinin Tarihi

Kyzikos’ta kazanılan deniz zaferinin hemen ardından Atina’lı General Alkibiadis, Karadeniz açıklarından gelen gemileri düşünerek Üsküdar’ın hemen önündeki küçük bir kaya üzerine çok özel bir istasyon inşa etti. İşte Üsküdar’ın sembolü haline gelen ve sürekli turistlerin akınına uğrayan bu kız kulesi Üsküdar semtinde Bizans devrinden kalan tek eser olma özelliğini taşır.

1110 tarihine gelindiğinde ise Bizans İmparatoru olan Aleksios buraya taş duvarla korunan bir ahşap kule inşa etti. 1453 yılında Osmanlılar’ın İstanbul’u fethi sırasında kız kulesi içerisinde Venedikli Gabriele Trevisano tarafından yönetilen bir Bizans garnizonu yer alıyordu. Sonraki dönemlerde Kız Kulesi, Fatih Sultan Mehmed döneminde Osmanlı Türkleri tarafından bir gözetleme kulesi olarak kullanıldı.

Tarihte bir ilk olarak Yunan döneminde mezarın birine ev sahipliği yapan kule, Bizans dönemi zamanında gümrük istasyonu olarakta kullanılmıştır. Ancak kız kulesi yapımından sonra her türlü şekilde devletlere ev sahipliği yapsa da bir özelliği hiç değişmemiştir; varlığı ile tüm insanlara, geceleri ise geçen gemilere yol gösterici olarak kullanılan deniz feneri görevi işlevini hiç kaybetmemiştir.

Çok eski bir geçmişe sahip olan kız kulesi o dönemlerde Boğaz’dan geçen gemilerden vergi alınması maksadı ile de kullanılır. Kule 1509 yılında meydana gelen bir deprem sonucunda yıkılınca Damat İbrahim Paşa tarafından kule için bir imar izni verilir ve yapılan yeni bina tamamen deniz feneri olarak kullanılır.

Kız Kulesinin Tarihi

Kız Kulesi Efsaneleri

Tarih boyunca çeşitli efsanelere ev sahipliği yapan kız kulesi için ortaya atılan ve bilinen pek çok gizemli hikayeler bulunuyor. İki kıtanın bulunduğu noktada yer alan ve 2500 yıllık tarihi ile dillerden dillere efsaneleri dolaşan kule gizemli edası ile denizin tam ortasında tek başına koskoca İstanbul’a hakim olmakla görevli. Efsaneler arasında dolaşan konuların tümü ”Aşk” ile ilgili iken, Kız Kulesi’nin bu efsaneleri ile dillere destan hikayeleri tüm dünyada yankılandı.

Yılanla Gelen Acı Son

Öncelikle kız kulesi hakkında en bilinen ve ilk ortaya çıkan efsane tamamen bir yılan hikayesidir. Bizans krallarından birinin kızı olduktan sonra kız hakkında bir kehanet ortaya atılmış ve prensesin 18 yaşında bir yılan tarafından sokularak öleceği krala bildirilmiş.

Bu kehaneti duyan Bizans kralı kızını korumak için denizin tam ortasına bir kule inşa ettirir ve prensesi buraya yerleştirir. Ancak prenses tam 18 yaşına geldiğinde kuleye hizmetçiler ile birlikte gönderilen bir üzüm sepetinin içerisinden çıkan yılan prensesin ölümüne neden olur.

Amiralin Derin Acısı

Antik Yunan zamanlarında özellikle de İstanbul semti Atinalılar’ın hâkimiyetinde iken bu bölgeye Chares ya da Kharis ismi ile bilinen bir amiral gelir. Makedon Kralı I. Filip‘in tehlikesinden sakınmak adına gönderilen bu amiralın eşi İstanbul’da vefat edince Amiral Chares buna çok üzülür ve bugün kız kulesi olarak bilinen yere dillere destan olacak bir anıt mezar yaptırır. Eşini sürekli burada anmak için yaptırılan anıt mezar bugün görkemi ile herkesi büyüler.

Kız Kulesi Amiralin Derin Acısı

Leandros’un Ölümsüz Aşkı

Yunan mitolojisinde yer alan ve kız kulesi için anlatılan bir başka efsane, Hero ve Leandros’un trajik aşklarıdır. Denilenlere göre kulenin bugün bulunduğu yerde Afrodit’in tapınaklarından birisi bulunuyormuş.

Bu tapınakta ise o dönem Hero isminde bir rahibe yaşıyormuş. Leandros isimli genç erkek ise bu tapınakta yaşayan Hero’ya aşık olmuş. Her gün karşı kıyıdan Hero’nun bulunduğu adaya yüzen genç için Hero yolunu kaybetmesin diye kulede ışık yakarmış.

Yine fırtınalı bir gecede Leandros kuleden ışık yandığını görünce Hero’nun kendisini çağırdığını düşünerek suya atlar ve yüzmeye başlar. Ancak aslında o gece ışığı yakan sevdiği kız değil de onların gizlice buluştuğunu bilen bir kişi kulenin ışıklarını açar ve Leandros açıklarda yüzerken kuleden ona yol göstermek için yanan ışığı söndürür.

Kapkaranlık sularda ve fırtınalı gecede suda daha fazla dayanamayan Leandros boğazın sularına gömülerek ölür. Bunun acısına dayanamayan Hero ise kendisini kuleden aşağıya atar. İşte efsaneye göre tam da aşıkların olduğu bu kulenin oraya bir deniz feneri yaptırılır.

Battal Gazi Efsanesi

Osmanlı dönemi sırasında geçen bir diğer efsaneye göre ise, Battal Gazi askerleri ile birlikte kız kulesi içerisine baskın yapar ve bulduğu hazinelerin hepsini alır. Hatta Üsküdar tekfurunun kulede yaşayan kızını da hazine ile birlikte alır götürür. İstanbul’u kuşatmak amacı ile buraya gelen Battal Gazi istediği sonucu elde edemeyince Kız Kulesi’nin tam karşısında kıyıda bir karargah kurar.

Tam tamına 7 yıl burada kalır. Ancak Battal Gazi’nin Üsküdar kıyılarında bu kadar kalmasının tek sebebi Üsküdar tekfurunun kızına kör kütük aşık olmasındandır. Tekfur, Battal Gazi’den korktuğu için kızını ve hazineleri kuleye kapatır.

Şam seferini tamamladıktan sonra Battal Gazi yeniden Üsküdar’a gelerek hem hazineyi hem de tekfurun kızını alarak atına atlar ve oradan uzaklaşır. İşte halk arasında söylenen bir tabir olan ve herkesçe bilinen ”At’ı alan Üsküdar’ı geçti” söylemi de bu hikayeden gelmektedir.

Kız Kulesi İle Galata Kulesi’nin Aşkı

İstanbul’un en nadide simgelerinden ikisi olan kız kulesi ve Galata Kulesi birbirlerine karşı kıyılardan aşkla bakan iki kuledir. Ancak onların arasına giren Boğaziçi, tam ortalarından geçerek onların birbirine kavuşmasını engeller. Galata Kulesi aşkını yıllarda satır satır mektuplara döker ancak bunları mesafeden dolayı ve engellerden dolayı bir türlü Kız Kulesi’ne iletemez.

Hazarfen Ahmet Çelebi uçmak için Galata Kulesi’ne çıktığı sırada kule Hazarfen’in kulağına aşkını fısıldar ve ona mektupları Kız Kulesi’ne iletmesini ister. Boğaz’ın güçlü rüzgarı ile Kız Kulesi’ne ulaşan Hazarfen mektupları Kız Kulesi’ne ulaştırır. Ölümsüz aşklarının karşılıklı olduğunu öğrenen Kız Kulesi çok mutlu olur.

Kız Kulesi İle Galata Kulesi’nin Aşkı

Kız Kulesi Hakkında 9 Özel Bilgi

Görkemi ve ihtişamı ile görenleri büyüleyen kız kulesi için birbirinden enteresan bilgiler bulunur.

Bunlar;

  • Kız Kulesi’nin taş versiyonu dönemin sadrazamı Damat Ferit Paşa tarafından tasarlandı.
  • İstanbul’un fethinden sonra kule yıkılınca yerine ahşap bir kule inşa ediliyor.
  • Kulenin ilk bilinen ismi ”küçük kale” anlamını taşıyan Arkla olarak geçer.
  • Radyo istasyonu olarak kullanıldığı bir dönemde mevcuttur.
  • Kule 1830 yılında meydana gelen bir kolera salgınında karantina merkezi olarak kullanıldı.
  • Kulenin bir deniz feneri olarak hizmet sağlayabilmesi adına içerisine meşale şeklinde bir deniz feneri yerleştirildi.
  • Eldeki tüm bilgilere rağmen kuleyi kesin olarak tasarlayan mimar bilinmiyor.
  • 1964 tarihinde Savunma Bakanlığı hizmetine sunulan Kız Kulesi, 1982 yılında Denizcilik İşletmeleri’ne bırakıldı.
  • Kız Kulesi günümüz döneminde bir restoran ve düğün evi olarak hizmetine devam ediyor.

Bilinenin aksine bilinmeyenleri ile de oldukça geniş bir tarihe sahip olan Kız Kulesi her defasında görenleri büyülemeye Üsküdar kıyılarında devam ediyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu